top of page
Yazılar



100 Yıl Yaşasak Ne Olur?
Longevity Neden Birdenbire Her Yerde? Son birkaç yıldır yeni bir kelime hayatımıza girdi: Longevity. Uzun yaşam. Sağlıklı yaşlanma. Biyolojik yaşı yavaşlatmak. Rejeneratif seyahatler, sabah ritüelleri... Prof. Dr. Osman Müftüoğlu hocamız yazıyor. Çağla Şikel anlatıyor. Televizyon programlarında karşımıza çıkıyor. Çağla ile Yeni Bir Gün 1342. Bölüm Podcastlerde karşımıza çıkıyor. Dr. Ayşegül Çoruhlu hocamız bu konuda önde gelen isimlerden 140 yaşı görmeyi hedefleyerek hüc
zafersar
23 Haz3 dakikada okunur


Güven, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Anadolu Hikayesi
Tariften Daha Fazlası Kendimi şanslı insanlardan biri olarak görüyorum. Çünkü köy düğünü gördüm. Çatıya asılan Türk Bayrağı ile düğün evi uzaktan görülür. Davul zurnanın sesi uzaktan hoş gelirdi. At üstünde gelen gelini de gördüm. Odun ateşinde kaynayan yüksük çorbasını, döğme pilavını, büyük kazanların etrafında çalışan insanları gördüm. Bugün bunları anlattığımda sizlere masal gelebilir. Masal değil Çocukluk anılarımın bir parçası... insanlar yalnızca düğün yapmazdı. Bir ar
zafersar
17 Haz4 dakikada okunur


Dünya Kupası Başladı. Peki Bize Ne Anlatıyor?
2026 FIFA Dünya Kupası tüm hızıyla devam ediyor. Stadyumlar dolu. Şehirler renkli. Milyarlarca insan ekran başında. 48 ülke. 1248 futbolcu. On binlerce görevli. Ve yalnızca bir kupa. Hatıralarımda yer alan ilk Dünya Kupası 1986 Meksika sokakta "top oynamış" tüm çocukların yıldızı Maradona günümüzde İngiltere'ye karşı attığı gol " Tanrı'nın Eli" olarak anılıyor.1986 Dünya Kupası Çeyrek Final maçı | Arjantin-İngiltere: 2-1 | Tanrı'nın Eli O günlerden bugüne hisler aynı. D
zafersar
14 Haz3 dakikada okunur


Kötü alışkanlıklar değişir mi?
Bir insanın yıllardır sürdürdüğü bir alışkanlığı bırakmasını sağlamak ne kadar zordur? Bu soruyu sigara üzerinden düşünelim. Dünya Sağlık Örgütüne göre tütün ve benzerlerinin kullanımı nedeni ile her yıl yedi milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Üstelik bu kayıpların önemli bir kısmı sigara içmeyen, dumana maruz kalan insanlardan oluşuyor. Bu nedenle dünyanın birçok ülkesi uzun yıllardır aynı sorunun peşinde: Bir toplumun ya da topluluğun alışkanlıkları nasıl değişti
zafersar
31 May3 dakikada okunur


Dünya Ekonomisinin Yeni Çağı
Dünya ekonomisi tarih boyunca birkaç büyük dönüşüm yaşadı. Buhar makinesi üretimi mekanikleştirdi, elektrik fabrikaları yeniden tanımladı, bilgisayar ve internet küreselleşmenin altyapısını kurdu. Her teknoloji dalgası yalnızca üretim biçimlerini değil, aynı zamanda güç dengelerini de değiştirdi. Bugün ise yeni bir dönüşüm eşiğindeyiz. Enerji güvenliği, küresel ticaret yolları, yapay zekâ teknolojileri ve finansal sistemdeki kırılmalar aynı anda yaşanıyor. Bu dönüşüm yalnızca
zafersar
14 Nis3 dakikada okunur


Sessiz Güç ve Görünmez Liderlik
Sessiz güç, yüksek gürültü yerine düşük müdahale ile yüksek etki yaratma sanatıdır; liderin baskı kurmak yerine alan açarak ekibinin kapasitesini artırmasını hedefler. Görünürlüğü güçle karıştırmayan bu yaklaşım, sürekli yön vermek yerine doğru sorularla kararın sahipliğini dağıtır ve sessizliği bir zayıflık değil, ekibin devreye girdiği bir düşünme alanı olarak kullanır. Baskı kuran liderler hızlı sonuç alsa da bağımlılık yaratırken, sessiz liderler sistemi düzenleyerek kalı
zafersar
13 Nis2 dakikada okunur


Güç nasıl oluşur?
“Güç, gerçekten kimde?” Güç nasıl oluşur? “Güç, gerçekten kimde?” Bu soru çoğu organizasyonda yanlış sorulur. Çünkü güç çoğu zaman görünen yerde aranır. Unvanda. Yetkide. Söz hakkında. Oysa güç, çoğu zaman bulunduğu yerde değil; etki ettiği yerde görünür. Güç bir pozisyon değildir. Organizasyonlarda güç, genellikle pozisyonla karıştırılır. Birinin unvanı yükseldikçe gücünün de arttığı varsayılır. Bu kısmen doğrudur. Ama eksiktir. Çünkü pozisyon sana yetki verir. Ama e
zafersar
12 Nis2 dakikada okunur


Liderlik ve güven ilişkisi
Güven, liderin söylemlerinden ziyade kriz anlarındaki tutarlılığı ve davranışlarıyla şekillenen sessiz bir deneyimdir. Kontrolü artırmak yerine alan bırakabilme cesareti gösteren liderler, ekibine sorumluluk alma fırsatı tanır. Gerçek güven; insanların hata yapabildiği, itiraz edebildiği ve kendisini psikolojik olarak güvende hissettiği bir ortamda yeşerir. Büyük vaatlerle değil, dinlemek ve saygı duymak gibi mikro davranışların sürekliliğiyle inşa edilir. Sonuçta bağlılık, l
zafersar
12 Nis2 dakikada okunur


Organizasyonlar insanlarla değil, kalıplarla çalışır.
Bir organizasyonda asıl yönetilen şey insanlar veya süreçler değil, tekrar eden davranış kalıpları ve yazılı olmayan kurallardır. Gerçek kültür, kağıt üzerindeki değerlerde değil; hata yapıldığında verilen tepkiler ve karar alma mekanizmalarındaki görünmez alışkanlıklarda gizlidir. Çoğu zaman sorun bireylerde değil, onları belirli davranışlara zorlayan sistemin yapısındadır; bu yüzden sistem değişmedikçe bireysel değişim kalıcı olamaz. Organizasyonlar aslında birer psikolojik
zafersar
12 Nis2 dakikada okunur
bottom of page