top of page
  • Twitter
  • Facebook

Filenin Sultanları ve Bir Ülkenin Özgüveni

zafersar
3 Ağu
3 dakikada okunur


Voleybol, beden eğitimi derslerinin yıldızı değildi.


Okul yıllarıma dönüyorum.

Çizgili eşofmanların, toprak sahaların olduğu yıllarda okul bahçelerinde varsa yoksa futbol vardı. Basketbol bile bugünkü kadar yaygın değildi. Voleybol filesi çoğu zaman bahçenin bir köşesinde sessizce dururdu.

Aradan yalnızca otuz yıl geçti.

Bir zamanlar okul bahçesinin kenarında duran o file, bugün bir ülkenin özgüven sembollerinden birine dönüştü.

Bu dönüşüm tek bir turnuvada olmadı. Tek bir jenerasyonla da olmadı.

Önce altyapılar kuruldu. Antrenörler yetişti. Kız çocukları spor salonlarına girdi.

Kulüpler yatırım yaptı.

Bu konuda örnek temsilcimiz VakıfBank, 2022 CEV Şampiyonlar Ligi Süper Final maçında İtalyan ekibi Imoco Conegliano'yu 3-1 mağlup ederek Avrupa şampiyonu oldu. 2010–11, 2012–13, 2016–17 ve 2017–18'nin ardından toplamda 5. kez Avrupa'nın en büyüğü olan temsilcimiz, bu kupayı en çok kazanan kulüp olarak tarihe geçti.


Her kuşak kendinden sonrakine biraz daha güçlü bir zemin bıraktı.

Bugünlerde gururla izlediğimiz şampiyonluk, aslında yıllardır sessizce örülen bu emeğin görünür hâle gelmesinden başka bir şey değil.

Bazı zaferler kupa kazandırır. Bazıları ise insanların kendileri hakkında kurdukları cümleleri değiştirir.


Filenin Sultanları’nın Voleybol Milletler Ligi şampiyonluğu bana ikinci tür başarıları düşündürdü.

Bir spor karşılaşmasının sonunda kazanılan madalya elbette önemlidir.

Ama asıl değişim, milyonlarca insanın aynı anda hissettiği görünmez duyguda yaşanır.

Çünkü spor bazen yalnızca bir oyunu değil, bir toplumun geleceğe bakışını da değiştirir.


İktisatçı hocamız Mahfi Eğilmez’in Oksijen gazetesinde yer alan son yazısında dikkat çektiği bir cümle bu yüzden çok kıymetliydi:

“Bu başarı aslında Cumhuriyet’in kadınlara sağladığı fırsatların bir meydan okuma hikâyesidir.” ‘Bu bir meydan okuma hikayesi’


Bu cümle yalnızca kadın voleybolunu anlatmıyor.

Büyük başarıların hiçbir zaman boşlukta doğmadığını anlatıyor.

Her büyük başarının arkasında görünmeyen bir ekosistem vardır.

Eğitim. Fırsat. Kulüpler. Aileler. Rol modeller.

Ve yıllar boyunca vazgeçmeyen insanlar.


Dünya spor tarihi bunun örnekleriyle dolu.

1936 Berlin Olimpiyatları’nda Jesse Owens’ın dört altın madalyası yalnızca atletizm tarihine geçmedi; üstünlük üzerine kurulu bir ideolojiyi de sarstı. Jesse Owens' Historic Wins at the Berlin 1936 Olympics | Throwback Thursday


1995 Rugby Dünya Kupası’nda Güney Afrika’nın şampiyonluğu, bölünmüş bir toplumun yeniden ortak bir hikâye kurabileceğini gösterdi. 24th June 1995 - Rugby World Cup - Nelson Mandela - YouTube

Bazen spor, siyasetin ya da ekonominin tek başına başaramadığı şeyi başarır.

İnsanlara yeniden birlikte inanabilecekleri bir gelecek sunar.


Psikolojide buna kolektif öz yeterlilik denir.


Albert Bandura’nın geliştirdiği bu kavram, insanların birlikte başarabileceklerine dair ortak inancını anlatır. Başarının Anahtarı: Albert Bandura’nın Öz Yeterlik Teorisi - Online Psikolog ve Terapi Merkezi - Mettapsikoloji.online


Bu inanç yalnızca takımın içinde kalmaz.

Tribünlere yayılır. Evlerin salonlarına girer. Okul bahçelerine ulaşır.

Ve belki de en önemlisi, bir çocuğun hayaline yerleşir.

Belki de sporun gerçek etkisi kupa töreninde değil, televizyon karşısında maçı izleyen bir çocuğun sessizce,

“Ben de yapabilirim.” dediği anda başlar.

Başarı çoğu zaman son sayıda görünür.

Oysa son sayı, kimsenin görmediği binlerce tekrarın son cümlesidir.


Sabahın ilk antrenmanı…

Defalarca tekrarlanan aynı servis…

Kaybedilen finaller…

Tekrar ayağa kalkılan günler…


İnsan zihni sonucu alkışlar.

Ama sonucu doğuran alışkanlıkları çoğu zaman fark etmez.

Belki de Filenin Sultanları’nın bize bıraktığı en büyük miras budur.

Şampiyonluk yalnızca kupayı kaldırmak değildir.

Bir ülkenin çocuklarına yeni bir ihtimal göstermektir.

Otuz yıl önce okul bahçelerinde çoğu zaman kenarda kalan bir sporun, bugün milyonlarca çocuğun hayaline dönüşebilmesidir.

Kupalar zamanla müzelere gider.

Skorlar istatistiklerin arasında kaybolur.

Madalya törenleri hafızalardan silinir.

Ama bazı zaferler geride görünmeyen bir miras bırakır.


Bu ülkenin çocuklarına,

“Ben de yapabilirim.” dedirten ortak bir özgüven.

Belki de gerçek şampiyonluk tam olarak budur.

 

Ortak Gururumuzu izlemek isteyenler için:

🏐 VNL 2026 Finali – Resmî maç özeti

🏐 Türkiye Voleybol Federasyonu – A Millî Kadın Takımı

🏐 Volleyball Nations League – Resmî Sayfa

 
 
 

Yorumlar


© 2026 by Zafer Sari. Powered and secured by Wix

bottom of page