top of page
  • Twitter
  • Facebook

Kötü alışkanlıklar değişir mi?

  • zafersar
  • 31 May
  • 3 dakikada okunur

Bir insanın yıllardır sürdürdüğü bir alışkanlığı bırakmasını sağlamak ne kadar zordur?

Bu soruyu sigara üzerinden düşünelim. Dünya Sağlık Örgütüne göre tütün ve benzerlerinin kullanımı nedeni ile her yıl yedi milyondan fazla insan hayatını kaybediyor. Üstelik bu kayıpların önemli bir kısmı sigara içmeyen, dumana maruz kalan insanlardan oluşuyor.

   Bu nedenle dünyanın birçok ülkesi uzun yıllardır aynı sorunun peşinde:

Bir toplumun ya da topluluğun alışkanlıkları nasıl değiştirilebilir?

İlk bakışta çözüm kolay görünür. Alışkanlığın zararlarını anlatırsınız. İnsanlarda zararlarına olan alışkanlığı bırakır. Ama hayat böyle çalışmıyor.

Eğer yalnızca bilgi yeterli olsaydı "fast food" tüketimine bağlı obezite olmaz ve yahut trafikte kimse öfkesine yenilmezdi. Kimse kötü alışkanlıkları terketmek için ertelemeyi alışkanlık haline getirmezdi.

İnsan davranışı çoğu zaman bilgiyle değil, alışkanlıklar ile yönetilir.


İşte bu nedenle sigarayla mücadelede başarılı ülkeler yalnızca insanları ikna etmeye çalışmıyor. Davranışı besleyen sistemi değiştiriyor.

İskandinav ülkeleri fiyatları arttırıyor. Sigarayı bırakma destekleri yaygınlaştırılıyor ve bugün günlük sigara kullanımında en düşük oranlardan birine sahip. WHO global report on trends in prevalence of tobacco use 2000–2024 and projections 2025–2030 Kanada sağlık uyarılarını yalnızca paketin üzerine değil, doğrudan sigara çubuklarının üzerine taşımaya başladı. Meksika kamusal alan yasaklarını parklara, plajlara ve birçok açık alana kadar genişletiyor. Ülkemizde de Yeşilay geliştirdiği dijital rehber, sigara bırakma sürecini kişiselleştirmekte "Bırakabilirsin" mobil uygulaması üzerinden "Bırakma Tarihi Belirlemeye, Bağımlılık Testi ile nikotin seviyesi ölçümünden, bırakma sonrası "Kazanım ve Tetikleyici" takibi yapılabilmekte Tütün Bağımlılığı | YEDAM - Yeşilay Danışmanlık Merkezi

 

Bütün bu örnekler bize aynı şeyi söylüyor:

Davranış değişikliği sadece bireysel irade meselesi değildir. Sistem meselesidir.


Öte yandan bunca çabaya rağmen 15 yaş üzeri nüfusta günlük sigara kullanım oranları incelendiğinde İsveç %4,8 seviyesine kadar gerilemiş durumda. Yeni Zelanda % 6,9. Kanada % 8,7. Türkiye ise %28,3 ile listenin üst sıralarında yer alıyor.


Bu tabloyu görünce akla gelen ilk soru şu olabilir:

"Neden?"

Cevap insan iradesinin zayıflığında mı? Yoksa davranışı sürdürmeyi kolaylaştıran ya da zorlaştıran görünmez kurallarda mı? Çünkü insan davranışı çoğu zaman çevresinin ürünüdür.


Bir alışkanlığı destekleyen şartlar devam ediyorsa, yalnızca bilinç oluşturmak çoğu zaman yeterli olmaz.

Bu nedenle ülkeler aynı anda birçok araç kullanıyor:

Vergiler, reklam yasakları, sigara paketi uygulamaları, erişim kısıtları,kamusal alan düzenlemeleri ve toplumsal farkındalık kampanyaları gibi.


Yakın tarihimizde otobüslerde, hastanelerde sigara içilmesi hatıralarımızda hatta uluslararası uçuşlarda sigara içildiğini gençlere anlatsak şaşırırlar.


Aslında değişen yalnızca kurallar değil normlar değişiyor.


Çünkü davranışın kabul edilebilir sınırları zaman içinde değişiyor. Bir toplumun "normal" kabul etiiği şey değiştiğinde davranışlarda değişmeye başlıyor. Konunun en ilginç tarafı burası sigara hakkında bir hikayeden öte daha çok insan hakkında bir hikaye.


Çünkü aynı mekanizma insanın başka alışkanlıklarında, hayatın başka alanlarında da çalışıyor.

Kurumlarda, ailelerde, okullarda, ilişkilerde...

Örneğin, bir ekip sürekli geç kalıyorsa sorun yalnızca insanlar değildir. Sistemde buna izin veriyordur.


Ailede, iş yerinde, toplumda kimse duygularını konuşmuyorsa sorun yalnızca bireyler değildir.

Sessizliği besleyen görünmez kurallar vardır.

Bir toplumda insanlar birbirine güvenmiyorsa sorun yalnızca bireysel tercihler değildir.

Güvensizliği üreten deneyimler ve yapılar vardır.


Sigara ile mücadele örnekleri; aslında dünyanın en büyük davranış değişikliği deneylerinden biridir. Bize sadece sağlık politikalarını değil, insan doğasını da anlatır.


Ekran bağımlılığının giderek tüm dünyada artması ile önümüzdeki yıllarda sorulacak en önemli soruların başında:

"İnsanlar neden bazı davranışları bırakmakta zorlanır?" olacaktır.


Sorunun cevabı sadece sigara gibi kötü alışkanlıkla mücadelenin ötesinde:

Teknoloji bağımlılığı, erteleme alışkanlıkları, polarize olmuş toplumlar, trafikte yaşanan öfke patlamaları gibi hayatımızı yöneten bütün alışkanlıklarda vardır.


Sigarayı bırakmak bireysel bir karar gibi görünebilir. Oysa tüm dünyanın sigara ile mücadele deneyimi bize başka bir şey söylüyor.


İnsanların iyiye ve güzele doğru değiştiren şey bilgi değil, içinde bulundukları bağlam ve yaşadıkları iklimdir.


Sözün özü:

Asıl soru sigara gibi kötü alışkanlıkları nasıl bırakacağımız değil, hayatımızdaki hangi alışkanlıkların bizi yönetmeye başladığını fark edip edemeyeceğimizdir.

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by K.Griffith. Powered and secured by Wix

bottom of page