top of page
  • Twitter
  • Facebook

Güven, Yapay Zeka ve Sürdürülebilirlik Üzerine Bir Anadolu Hikayesi

  • zafersar
  • 17 Haz
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 23 Haz


Tariften Daha Fazlası


Kendimi şanslı insanlardan biri olarak görüyorum. Çünkü köy düğünü gördüm.

Çatıya asılan Türk Bayrağı ile düğün evi uzaktan görülür. Davul zurnanın sesi uzaktan hoş gelirdi. At üstünde gelen gelini de gördüm.

Odun ateşinde kaynayan yüksük çorbasını, döğme pilavını, büyük kazanların etrafında çalışan insanları gördüm.

Bugün bunları anlattığımda sizlere masal gelebilir. Masal değil Çocukluk anılarımın bir parçası...

insanlar yalnızca düğün yapmazdı. Bir araya gelir. İşi bölüşür, paylaşırdı.


Anadolu’nun birçok köşesinde buna benzer geleneklerden bazıları hatıralarda kalırken bazıları hâlâ var.


Bu kültürü daha yakından görmek isteyenler için TRT Avaz’ın Yörük düğünlerinde yemek kültürünü anlatan belgesel kaydı oldukça değerli bir arşiv niteliğinde.


Mesela keşkek…

Keşkek yalnızca bir yemek değildir.

Neredeyse Anadolu’nun her köşesinde bir hikâyesi vardır.

Düğünde vardır. Bayramda vardır. Yas evinde vardır.

İmecede vardır.

Bir kişinin tek başına hazırladığı bir yemek değildir.

Bu yüzden keşkek aslında bir yemek değil; bir ilişki sistemidir.


Tarifine bakalım mı? İçinde buğday vardır.

Et vardır. Su vardır. Ateş vardır.


Ama en önemlisi insanlar vardır.


Belirsizlik Dönemlerinde İnsanlar Neye Güvenir?


İçinde bulunduğumuz çağın en sık kullanılan kelimelerinden biri belirsizlik.

Ekonomi belirsiz.

Teknoloji belirsiz.

Jeopolitik dengeler belirsiz.

İklim belirsiz.


İş Dünyasının önde gelen bilimsel dergisi;

Harvard Business Review’un dikkat çekici çalışmalarından biri olan “How Leaders Can Build Stakeholder Trust in Uncertain Times” tam da bu konuya odaklanıyor.

Meraklısına çalışmanın linkini bırakıyorum.


Araştırmanın temel mesajı oldukça sade:


Ortalaık toz duman iken:

Belirsizlik arttığında insanlar kurumların söylediklerinden çok davranışlarına bakar.

" Merak etmeyin, kaptan işi biliyor. Gemi sağ salim limana yanaşacak" duygusunu arar.


Çünkü güven; sözleşmelerden, tutanaklardan, senetlerden kısaca herşeyden önce gelir.


Bir köy düğününde kimse keşkeğin maliyetini konuşmaz.

İnsanlar kimin yardıma geldiğini hatırlar.

Kimin taşın altına elini koyduğunu hatırlar. Zor gününde yanında olanları hatırlar.


Bugün markalar için de durum farklı değildir.

Müşteri ürün satın alabilir.

Tekrar geri gelmesini sağlayan şey çoğu zaman güven duygusudur.


Yapay Zekâ Yeni Bir Tarif Yazabilir mi?


Bugün bir yapay zekâya keşkek tarifini sorabilirsiniz.

Büyül olasılıkla başarılı, güzek bir tarif bulabiliriz.


Ancak burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor:

Yapay zekâ yalnızca bilgi mi üretir?

Yoksa kültürü de taşır mı?


Yapay zeka hayatımızda daha çok yer aldıkça korkularda artıyor. Dünyayı ele geçirecek mi?



“Can You Trust Your Model’s Uncertainty?” başlıklı çalışma tam da bu sorunun etrafında dolaşıyor. [1906.02530] Can You Trust Your Model's Uncertainty? Evaluating Predictive Uncertainty Under Dataset Shift


Çalışmanın sonucu basit;


Yapay zekâ yalnızca veri işleyen bir sistem değildir.

Toplulukların konuştukları lisan üzerinden kültürel izleri de taşır.


Yani:

Türkçe sorulan bir soru ile İngilizce sorulan aynı soru bazen farklı tonlarda cevaplar üretebilir.

Çünkü dil yalnızca kelime değil milletlerin hafızasıdır.

Yapay zekâ insanı değiştirmekten çok; insanın kültürel izlerini görünür hâle getiriyor.


Yapay zeka ile "Keşkek Tarifini" öğrenebilirsiniz. Ama keşkeğin neden düğünde, cenazede yapıldığını anlamak için hâlâ insan hikâyelerine ihtiyaç duyarsınız.


Gezegenin Sınırları


Memleketimiz son 33 yılın en yağışlı yılını geçirdi.


Keşke her sene böyle olabilse;


Her yıl İsviçre Davos'ta tüm Dünyanın ülke liderleri, en önemli iş insanlarının bir araya gelerek Dünyanın geleceği ve "parayı" konuştuğu Dünya Ekonomik Forumu’nun The World Economic Forum risk haritalarına baktığımızda karşımıza benzer başlıklar çıkıyor:


  • Su kıtlığı.

  • İklim değişikliği.

  • Enerji Kaynaklarının azalma baskısı.

  • Biyolojik çeşitlilik kaybı.


Anadolu irfanı ile baktığımızda ise üretimde ve tüketimde farklı bir mantık görüyoruz.

İhtiyaç kadar üretmek. Paylaşmak. Atığı azaltmak. Yerelden beslenmek.


Bugün sürdürülebilirlik adı altında yeniden Dünyanın keşfetmeye çalıştığı birçok ilke aslında Anadolu’nun günlük hayatında uzun zamandır var.


Martha Stewart’ın Dersi


Amerika'da gündüz kuşağı TV programlarında yemek ve yaşam tarzı anlatan formatı ile çok büyük başarı yakaladı.

Martha Stewart milyonlarca dolarlık bir marka kurdu.

TV Programı Dünyanın birçok televezyon kanalında taklit edildi.


Başarısının ardında yatan;

insanlar onun ürünlerini yalnızca ürün oldukları için satın almadı.

Temsil ettiği yaşam biçimine güvendiler. Hayat hikayesini sevdiler. İnişleri ve çıkışları oldu. Hatta cezaevine girdi. Watch Martha | Netflix Official Site


Martha Stewart hayat hikayesi başlı başına sürdürülebilirlik örneği;

Yalnızca kaynaklarını korumuyor. Kendisine duyulan güveni koruyabildi. İtibarını yeniden inşa edebildi.

En güzel örneği Martha Stewart’ın kendi resmî web sitesidir.

Yalnızca yemek tarifleri değil, aynı zamanda kişisel marka inşasının nasıl olması gerektiğini bizlere anlatmaktadır.


José Andrés’in Dersi


Uzun yıllar Gaziantep'te çalıştım. Gastronomisi ünlü bu şehirde yemek masasının birleştirici gücünü ve mutfağın önemini anladım.


Kişisel olarak çok beğendiğim bir insan, usta, yardımsever ve şefe bu yazımda yer vermek istedim.

İspanyol şef José Andrés;

Michelin yıldızları kazandı. Ama onu farklı yapan şey yıldızları değil.

Benim için Kahramanmaraş Depremlerinde tüm Türkiye'den yardıma koşan ve mutfaklar kuran şeflerimiz gibi kurduğu mutfaklar oldu.

Dünyanın her yerinde doğal afet ve savaş bölgelerinde dağıttığı sıcak yemekler oldu.

Savaş bölgelerinde ulaştırdığı umut oldu. World Central Kitchen | WCK

Bugün World Central Kitchen sadece bir yardım kuruluşu değil bir kişinin, bir organizasyonun ne kadar hızlı iyilik üretebileceğinin de kanıtı düğün yemeklerimizde ki "Keşkek " gibi...


Geleceğin Mutfağı


Geçmişten anılardan bahsettik birazda gelecekten bahsetmesek olmaz


Bu yazıda yemek ve sofranın etrafında oluşan kültürü konuştuk.

Geleceği çocuklarımıza kalacak Dünyayı ve Sürdürülebilirliğİ konuşacaksak;


Bu konudaki en ilginç örneklerinden biri güneş enerjisiyle çalışan mutfak sistemleridir.

Bugün dünyanın birçok bölgesinde yakıt erişimi kısıtlı topluluklar güneş enerjisi kullanarak yemek pişiriyor. Home :: Solar Cookers International


Solar Cookers International bu alandaki en önemli kuruluşlardan biri.

Sadece verimlilik artmıyor. Aynı zamanda yakıt ihtiyacı düşerek karbon kullanımını azaltıyor.

İnsanların yaşam kalitesini artırıyor.



Geleceği Kurtaracak Şey Teknoloji mi?


Belki. teknoloji tek başına yeterli değil.


Bir tencere keşkek bize şunu hatırlatıyor:

Gelecek yapay zeka destekli akıllı robotlarla kurulmayacak.

Daha güçlü ilişkilerle kurulacak. Daha güvenilir organizasyonlarla kurulacak.

Daha bilinçli üretim ve tüketimle kurulacak.


Çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız miras sadece yaşanabilir bir dünya olmayacak.

Birbirimizin hayatında bıraktığımız izler olacak.



 

 
 
 

Yorumlar


© 2035 by K.Griffith. Powered and secured by Wix

bottom of page